We have 112 guests online
Banner
TMO derhal GDO'lu Hububat ithalatini durdurup, piyasaya dagitilanlari toplamalidir.

Basına ve Kamuoyuna, 

TMO - Toprak Mahsulleri Ofisi, çeşitli firmalardan gelen talepler üzerine, Türkiye'ye 235.000 ton mısır ithal edeceğini ve Hububat ithalat ihalesi sonuçlarını 16 Mart 2007 de 15.000 ton ekmeklik buğday ve 235.000 ton mısır olacağını internet sitesinde duyurdu.  

Tohumluk olarak gelmeyen ve çoğunlukla yem sanayicilerinin talebi doğrultusunda ithal edilen mısırların 110.000 tonu Arjantin'den, 125.000 tonu AB, Ukrayna, Bulgaristan ve Macaristan'dan gelecekti. Nitekim 40.000 tonluk ilk parti geçen ayın ortasında Bandırma limanına indirildi.

Read more...
 
1 Mayıs

Bugün 1 Mayıs

1 Mayıs İşçi ve Köylü Bayramı olarak bilinse de, baskıya, zulme, sömürüye ve haksızlığa karşı tepkilerin doruğa çıktığı bir bir bayram olarak kutlanmıştır bu güne kadar.

1 Mayıs, tüm sömürülenlerin bayramıdır. Ülkemizde ve dünyadaki işçiler kadar, doğa ve çevre de bu sömürüden en büyük zarar görenlerin başında gelmektedir.

Doğayı, tarımı ve insanı; ranta, piyasaların sınırsız egemenliğine ve talanına açan, savaşı tek çıkar yol olarak gören egemen sisteme, artık dünyamız kendi uyarı sinyalleri göndermektedir.

Varlığını sürdürmek için sürekli büyümek ve bu nedenle tüketimi arttırmak zorunda olan bu sistem, her üretim aşamasında dünyamıza bırakılan kirlilik ve ortaya çıkan karbondioksit ile ekolojik dengeyi geri dönüşsüz bir sona doğru sürüklemektedir.

Tarım alanı üzerine kurulan Cargill' i kurtarmak için yasa çıkaranlar, Bergama'da siyanürle altın çıkaran Koza şirketine arka çıkanlar, maden, kıyı, mera ve 2B kanunları gibi diğer birçok kanun çıkararak, doğal ve tarım alanlarını talana açan bu ülkenin yöneticileri, dünyanın girmekte olduğu geri dönüşsüz sürece zemin hazırlayanlar olarak kara listedeki yerlerini alacaklardır.

Bugün Taksim'de olan olaylar, ülkemizdeki demokrasi bilincinin ne kadar kıt olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. İlkel mantıklarla, padişah zihniyetiyle bu ülkeyi yöneten ve bugün Taksim'i savaş alanına dönmesine neden olan başta İstanbul Valisi ve İçişleri Bakanı olmak üzere tüm sorumlular. istifa etmelidir.

DOĞADER, doğa ve çevre yıkımlarına karşı giriştiği bağımsız karşı duruşunu, bu günden sonrada sürdürmeye kararlıdır. 1 Mayıs 2007

Bayramınız Kutlu Olsun...

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Küresel İklim Değişikliği ve Keles Kozağacı Termik Santrali ihalesinden ilginç gelişmeler

Basına ve kamuoyuna,

Havadaki karbondioksit oranının artışı, küresel iklim değişikliğinin başlıca nedeni olduğunu artık hepimiz biliyoruz.
Havaya bırakılan karbondioksitin büyük çoğunluğu, enerji üretimi (kömür ve doğalgazın yanması) sırasında ortaya çıkmaktadır.

Küresel iklim değişikliğinin etkileri kendini daha güçlü hissettirdiği halde Türkiye, dünyada karbondioksit salınımını en hızlı arttıran ülke konumundadır. Ülkemizde termik santrallerin elektrik üretimindeki payı, son 3 yılda %12 arttı. Yeni ihaleler, bu artışın süreceğini gösteriyor.

Read more...
 
Doğa ve İnsan

Elmayı yemeden önce cennette yaşayan insanın çevresi ile ilgili bir duyumu yoktu herhalde. Neredeyse dış çevre ile bütünleşmiş bir halde yaşıyordu. Fakat ilk günah yüzünden dünyaya “fırlatılınca” algısı açıldı, dünya diye bir mekanın olduğunu kavradı. Etrafına baktı, gördü duydu , hissetti. Bu algıladıkları çağdan çağa farklı oldu. Dünyayı farklı pencerelerden baktı hep. Bu yazı insanların dünyayı ve fizik çevrelerini çağlar boyunca nasıl farklı farklı algıladıklarına kısa bir bakış niteliğindedir.

Tevrat’ta Tanrı’nın dünyayı ve üzerindeki canlıları altı günde yarattığı yazar. Kuruluşuna hiç bir katkı koymadığı bir evrende insan pasif bir algılayıcı olmuştur herhalde. Üstelik böyle bir ortamda çevresinde sorun olabilecek herhangi bir durum yoktu.

Read more...
 
«StartPrev61NextEnd»

Page 61 of 61