We have 18 guests online
Banner
"Hüdavendigar Su" İçin Bursa Büyükşehir Belediye'sine Bilgi Edinme Dilekçesi Verdik

"Bursa'da su çeşmeden içilir" Kampanyası Yürütürken Neden Ambalajlı Suya Yatırım Yapıyorsun?

cesme_suyu_damacana

11 Aralık 2012

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin “Hüdavendigar Su” yatırımı konusunda aşağıda verilen bilgiler ve basında çıkan haberler doğrultusunda dilekçemizin 4 bilgi edinme sorumuzun yanıtlarını posta yolu ile Bilgi Edinme Hakkı Kanunu 11. maddesinde belirtilen yasal süresi içinde hazırlanarak derneğimize yazılı olarak gönderilmesini arz ederiz.

2011 ve 2012 yılların çeşitli zamanlarda Belediyeniz tarafından reklam panolarında, televizyon ve gazetelere verilen reklamlarda “Bursa’da su çeşmeden içilir” kampanyası yürütülmüştür.

Derneğimiz DOĞADER, bu kampanyaya bir yandan “kent içi su şebekesinin özelleştirilmesi planı mı?” kuşkusuyla yaklaşırken, diğer yandan en sağlıklı suyun kamuya ait çeşmelerden akan su olması gerektiğine vurgu yaparak, ambalajlı suların çeşitli sağlık riskleri taşımasının yanında şişe ambalajlarının ortaya çıkardığı plastik atıkların önemli çevre sorunları yarattığını ortaya koymuştu.

9 Aralık 2012 tarihli Bursa yerel gazetelerinde çıkan haberlerde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin “Hüdavendigar Su” adıyla ambalajlı su yatırımını 2013 bütçesine aldığı, Belediyeye ait Kaplıkaya’da 11,6 dekarlık alanda 5 bin 800 metrekare üzerine saniyede 10 litre suyu ambalajlayacak fabrika kurulacağı bilgisi yer almaktadır.

Yukarda verilen bilgiler ışığında;

  1. Belediye olarak bir yandan “Bursa’da su çeşmeden içilir” kampanyası yürütürken diğer yandan neden ambalajlı su yatırımı yapmaya gerek duyulmuştur?
  2. Türkiye’nin içme suyu en bol kenti olan Bursa’yı temsil eden Belediye’nizin vatandaşlara ambalajlı su satması, vatandaşlar arasında çeşme suyungüvenmediğiniz imajı doğurmaz mı?
  3. Kaplıkaya’da kurulacağı belirtilen şişeleme fabrikasının koordinatları nelerdir?
  4. “Hüdavendigar Su” için kaynak suyu tahsisi yapıldı mı? Yapıldıysa koordinatları nelerdir?
 
Dava Açtık. Bursa İnegazi Köyü Çimento Fabrikası İçin 1/100.000 Plan Değişikliğine Karşı

dava_mahkemeBursa Nilüfer İlçesi İnatlar Köyü'nde yapımı planlanan çimento fabrikası yapımına karşı Danıştay'da dava açtık. Söz konusu çimento fabrikası için Bursa 1/100.000 planında değişiklik yapılmış, DOĞADER bu değişikliğe itiraz etmişti. İtirazımızın yasal süresi içinde yanıtlanmamış olması, red anlamı taşıdığı için zaman kaybetmeden davanın açılması gerekiyordu. İtiraz dilekçemizde açıkladığımız gerekçelerin de yer aldığı Danıştay'a iletilen dava dosyası, Bursa Barosu Çevre Komisyonu önderliğinde Bursa Barosu, DOĞADER ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nin davacı olarak katılımıyla açıldı. Davanın avukatlığını Bursa Barosu Çevre Komisyonu üyesi Av. Eralp Atabek yapacak.

Bursa kent merkezine çok yakın bir noktada Çalı Köyünün hemen üstündeki İnegazi Köyü sınırları içinde yapımı planlann çimento fabrikasına karşı DOĞADER olarak köylerde yaptığımız çalışmalar sonucu köylülerden 300'e yakın itiraz dilekçesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na iletilmişti.

Çimento fabrikasın karşı açtığımız dava hakkında gelişmeler oldukça WEB sayfamızda yayınlanacaktır.

DOĞADER

 
Uludağ Milli Parkı'nda Çobankaya - Karabelen Yapılaşma Planlarına İtiraz Ettik

cobankayaBursa'nın incisi Uludağ, Milli Park niteliğine aykırı biçimde yeni bir yapılaşma tehlikesiyle karşı karşıya. Milli Parklar, insan etkinliklerinin sınırlandırıldığı kendi doğallığına terkedilen alanlardır. Milli Parklar, Milli Park Olarak Kalmalıdır.

Uludağ Milli Parkı'nda yapılaşmaya karşı itirazımızı İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü'ne ilettik. İtirazımız yanıtlandığında WEB sayfamızda yayınlanacaktır.

DOĞADER

7 Aralık 2012

T.C. Bursa Valiliği, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne,
Bursa

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 18.10.2012 tarihinde onaylanarak 07.11.2012 - 07.12.2012 tarihleri arasında askıya çıkarılan, Uludağ Milli Parkı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Çobankaya ve Karabelen Koruma Amaçlı İmar Planı (DOĞADER – Doğayı Çevreyi Koruma ve Doğa Sporları Derneği) tarafından askı süresi içinde incelenmiştir.

Derneğimizce yapılan değerlendirmede, Uludağ Milli Park sınırları içinde kalan Çobankaya ve Karabelen 1/5000 ölçekli ve 1/1000 ölçekli planlarında, kamp, ibadet alanı, yönetim merkezi ve özel peyzaj alanı gibi yeni yapılaşama alanları yaratıldığı belirlenmiştir.

Uludağ üzerine planlar geliştirilirken Uludağ’ın aynı zamanda bir milli park olduğu unutulmamalıdır. Milli Parklar, insan etkinlikleri sınırlandırılarak kendi doğallığına bırakılan alanlar olarak nitelendirilmektedir.

Milli Parklar yasasının 14. maddesi çok açık ve nettir. Kanunun 14. maddesi kısaca, “Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz, yaban hayatı tahrip edilemez, çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz, savunma amacı dışında hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez, ticari iş ve işlemler yapılamaz” der.

Dünya çapında da milli parklar, bu kapsamda insan etkinliklerini daha da sınırlayan koşullar altında yönetilir. Bu güne kadar Uludağ Milli Parkı için üretilen planlarda kanun ve yönetmeliklerde sözü geçen “koruma ve kullanma dengesi” kavramının, çoğunlukla kullanma yönünde uygulandığı göze çarpmaktadır. Dünyada %6, Avrupa’da %11,5 olan koruma altındaki alanlar milli parklar söz konusu olduğunda Türkiye’de %1,06 oranında kalmaktadır. Ülkemizdeki oran bu kadar az olmasına rağmen koruma altındaki alanlarımız gelişmiş dünya ölçeğinde yeterli düzeyde koruma sağlanamamaktadır.

Devlet, ormanları ve doğal yapıyı kamu adına korumakla yükümlüdür. Hiçbir kamu yararı, doğal alanların bozulmasını gerektirmez. Yapılan değişiklik, doğal alanın tahribatı ile birlikte devletin ormanları ve milli parkları koruma yükümlülüğünün de sorgular niteliğe taşıyacaktır.

Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 18.10.2012 tarihinde onaylanarak 07.11.2012 - 07.12.2012 tarihleri arasında askıya çıkarılan, Uludağ Milli Parkı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Çobankaya - Karabelen Koruma Amaçlı İmar Planı değişikliğine itiraz eder ve itirazımızın kurumunuzca değerlendirilmesi için gereğini arz ederim.

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne Altıparmak Cad. Kenarlarındaki 41 Ağacın Neden Kesilip Boşlukların Kapatıldığını Sorduk

altiparmak_agac_kesimleri_20121204Yol kenarlarındaki ağaçlar yalnızca güzel bir görüntü oluşturmakla kalmaz, bir yandan sesleri emerek gürültüyü azaltırken diğer yandan kirli gaz ve partiküllerini tutarak havayı doğal yoldan temiziler.

Bursa'nın en eski caddelerinden Altıparmak Caddesinde yol kenarlarındaki ağaçlardan bir kısmının (41 adet) kesildikten sonra ağaç köklerinin bulunduğu boşlukların kaldırım döşeme taşlarıyla kapatıldığını fark eden derneğimiz, Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne bilgi edinme dilekçesi verdi.

Bilgi edinme dilekçemiz yanıtlandığında WEB sayfamızda yayınlanacaktır.

DOĞADER

4 Aralık 2012

Altıparmak Caddesi kaldırımında kesilen ağaçlar ile ilgili aşağıda verilen bilgiler ve yaptığımız incelemeler doğrultusunda 4 bilgi edinme sorumuzun yanıtlarını posta yolu ile Bilgi Edinme Hakkı Kanunu 11. maddesinde belirtilen yasal süresi içinde hazırlanarak derneğimize yazılı olarak gönderilmesini arz ederiz.

Kent içinde cadde kenarlarındaki kaldırımlarda bulunan ağaçlar çevreye güzel bir peyzaj vermenin ötesinde değere sahiptir. Kaldırım kenarlarına dikilen ağaçlar, araçlardan çıkan toz ve egzoz gazının tuttukları gibi fotosentez yaparak ortama oksijen verirler. Araç motorlarından çıkan gürültü kirliliğini en aza indirmek için bulunmaz değere sahip olan kaldırım kenarlarındaki ağaçlar modern kentlerin vazgeçilmez varlıkları arasındadır.

Derneğimiz tarafından yapılan incelemede Bursa Osmangazi İlçesi Altıparmak Caddesi kaldırımlarında bulunan ağaçların son birkaç yılda azaldığı belirlenmiştir.

Altıparmak Caddesinde, Veled-i Saray Caminden Stadyum kavşağına kadar olan ~600 m kaldırımda yaptığımız incelemede 31 ağacın kesildiği belirlenmiştir. Karşı kaldırımda ise 10 ağacın kesilmiş olduğu gözlenmiştir.

Ekte verdiğimiz fotoğraflarda olduğu gibi bu kesilen ağaçların kökünün bulunduğu boşluklara yeni bir fidan ekilmek yerine farklı renkte kaldırım malzemesi ile kapatılarak düzleştirildiği belirlenmiştir. Bir kısım kesilen ağacın ise kökünün halen belli olduğu görülmüştür.

Kaldırım üzerinde halen yaşamını sürdüren ağaç dibindeki toprak boşluklar sert bir malzeme ile kapatılıp suyun toprağa geçmesine engellendiği gözlenmiştir. Veled-i Saray Cami önündeki büyük çınar ağacı dibindeki toprak dış kabuğuna kadar bu sert malzeme ile kaplandığı gözlenmiştir. Bu uygulama ağaçların kurumasına neden olabilir.

2 Aralık 2012 günü Altıparmak Caddesi kenarındaki kaldırımlar değiştirilmeye başlandığı görülmüştür.

  1. Altıparmak Caddesi kaldırımlarındaki ağaçlar neden bu kadar çok sayıda kesilmek zorunda kalınmıştır? Bu konuda inceleme yapılmış mıdır?
  2. Kesilen ağaçların yerine yeni fidanlar bu güne kadar neden dikilmemiştir?
  3. Yeni başlattığınız kaldırım yenileme çalışmasında bu kaybedilen 41 ağaç boşlukları yerine yeni fidanlar dikilmesi planlanmış mıdır?
  4. Yürüttüğünüz kaldırım yenileme çalışmanızda ağaçların toprakla buluştuğu boşluk su alımını engelleyecek biçimde sert malzeme ile kapatılacak mıdır?
 
Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne Özel Halk Otobüslerinde 10 Numara Yağ Kullanımını Sorduk

10_numara_yag_yanginiBursa'da Özel Halk Otobüsleri'nde yakıt olarak 10 numara yağ kullanımıyla ilgili bir hafta önce Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Bursa Emniyet Müdürlüğü'ne bilgi edinme dilekçeleri vermiştik.

Konuyla ilgili kent içi toplu ulaşımın denetleyicisi ve uygulayıcısı durumundaki Bursa Büyükşehir Belediye'sine de bir bilgi edinme dilekçesi vererek DOĞADER olarak aşağıdaki sorularımızın yanıtlanmasını istedik.

Bilgi edinme dilekçemiz yanıtlandığında web sayfamızda yayınlanacaktır.

DOĞADER

4 Aralık 2012

  1. Kent içi toplu ulaşımdan sorumlu, yürütücü ve denetleyici olan Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Bursa yerel basınında çıkan “Özel Halk Otobüslerinde yakıt olarak 10 numara yağ kullanımı” haberlerinden sonra ceza kesilen otobüs şirketleri hakkında bir işlem başlattınız mı?  Başlattıysanız içeriğini açıklayınız?
  2. Ceza kesilen Özel Halk Otobüs Şirketlerini petrol kaçakçılığı ve halk sağlığına zarar veren uygulamaları nedeniyle sözleşmenizi iptal etmeyi düşünüyor musunuz?
  3. Özel Halk Otobüslerinin ve dolmuşların yanlış yakıt kullanımını önlemek için denetlemeyi düşünüyor musunuz?
  4. Özel Halk Otobüsleri, dolmuşlar ve belediyenizin otobüslerinde hangi aralıklarla egzoz testi yapılmaktadır?
  5. Özel Halk Otobüslerinin ve dolmuşların egzoz testlerinin uygun olup olmadığı Belediyeniz tarafından denetlenmekte midir?
  6. Egzoz testleri denetleniyorsa Bursa halkı neden Özel Halk Otobüsleri ve dolmuşlardan çıkan egzoz gazından şikayetçidir?
  7. Özellikle Avrupa ülkelerinde araç motorlarına getirilen Euro motor standardı, Özel Halk Otobüs Şirketleri ve dolmuşlarla ile yaptığınız sözleşmelerde kullanılacak araçların motor standardı olarak belirlenmiş midir? Belirlenmişse böyle bir standart belirlemeyi düşünüyor musunuz?
  8. Belediyenizin Özel Halk Otobüs Şirketleri ve dolmuşlar arasında imzalanan sözleşmelerde, halk sağlığını tehdit eden uygulamalara yönelik ne gibi yaptırımlar bulunmaktadır? Bu yaptırımlar bu güne kadar uygulanmış mıdır?
  9. 12 Ekim 2012 günü Bursa Nilüfer’de çıkan Özel Halk Otobüsü yangınında yaralanma veya can kaybı yaşansaydı Belediyenizin sorumluluk üstlenecek miydi?
 
Panel: Gıda ve Yemlerde GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar) 8 Aralık 2012 Cmt (Eskişehir)

GDO_eskisehir_20121208

Read more...
 
Dağyenice Termal Turizm Merkezi Konulu Bursa Valiliğinde Düzenlenen Toplantıda DOĞADER İtirazlarını İletti

dagyeniceDağyenice Sulama Göleti çevresinde tarım ve orman alanları üzerine turistik termal köyler yapılmasına ilişkin geliştirilen proje konusunda Demokratik Kitle Örgütleri ile görüş alış verişi için düzenlenen toplantı, Bursa Valisi Şahabettin Harput’un başkanlığında 27 Kasım 2012 günü yapıldı. Toplantıya DOĞADER’le birlikte TMMOB’a bağlı Akademik Odalar ve Bursa Barosu temsilcileri katıldı.

DOĞADER projeyle ilgili 1/25.000 plan değişikliğine daha önce itirazını yazılı olarak iletmişti. Toplantıya itirazımızdaki görüşlerimizi daha geniş içerikle sözlü olarak anlatmak amacıyla katıldık.

Toplantıda kısa bir açılış konuşması yapan Bursa Valisi Şahabettin Harput, Bursa’nın sanayiye doymuş olduğunu belirterek makineleşmenin düşürdüğü istihdam sayısını arttırmak için Bursa’da turizmi ön plana çıkardıkları görüşünü savundu. Geçtiğimiz yıllarda yaptıkları sondajlarda 24 C ve 50 lt/sn sıcak su bulduklarını belirterek Harput, suyu borularla Dağyenice’ye taşıyarak turizmi geliştireceklerini belirtti. Son kararnamede Turizm Merkezlerine teşvik çıkmadığı için projeyi “Turizm Bölgesi” olarak yeniden planladıklarını ve hatta projenin yeni bir kavram olan “Termal Sağlık Serbest Bölgesi” adıyla yeni bir yapıya da dönüştürülebileceklerini belitti.

Toplantıda yapılan sunumun ardından söz alan Caner Gökbayrak, DOĞADER adına aşağıdaki görüşleri dile getirdi.

  • Dün de bugün de, yapılan her yatırımın Bursa’ya olan göçü arttırmaktadır.
  • Artan kent nüfusunun gereksinimini karşılamak üzere konut, yol, sağlık ve eğitim başta olmak üzere her türlü yapılaşma Bursa Ovası üzerinde gelişmektedir.
  • Gıda fiyatları son 10 yılda dünya çapında sürekli artış eğilimindedir.
  • 2012 yılında tahıl fiyatları dünyada %25 arttı.
  • BM-Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, açlık tehlikesine dikkati çekmek için birkaç kez açıklama yapmak zorunda kaldı.
  • Geçmişte tarımda kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye, kendine yetemez duruma gelmiştir.
  • Buna rağmen AB-Avrupa Birliği politikalarını uygulamaktan vaz geçmeyen Hükümet’in tarım nüfusunu %6 düşürme hedefi nedeniyle tarıma yeterli destek verilmemektedir.
  • Bursa 1/100.000 plan notlarında “Bursa Ovasının toprak sınıfına bakılmaksızın korunacağı”  hükmünü getirdiği halde proje bu hükme aykırı olarak tarım alanları üzerinde geliştirilmiştir.
  • 1/100.000 ve daha alt ölçekli planlar geniş araştırmalar sonucu bir bütünlük olarak hazırlanır. Bu planlar üzerinde yapılan her değişiklik bu bütünlüğü bozar ve yetersizlikler, sıkıntılar ortaya çıkarır.
  • Proje için belirlenen alanın  % 90’ı tarım ve orman alanıdır. Bu alanlar tümüyle yapılaşmaya açılacaktır.
  • Proje orman niteliğini kaybetmiş yeni 2/B alanlar yaratacaktır.
  • Proje gerçekleşmesi durumuna proje alanının dışında kalan orman ve tarım alanları üzerinde kaçak ya da yasal yeni yapılaşma alanları yaratacaktır.
  • Dağyenice’den Uludağ’a yeni teleferik hattı gibi önceden sözü edilemeyen başka yatırımlarla birlikte proje, doğal alanlar üzerinde yeni kayıplara neden olacaktır.
  • Kuş uçuşu 3,5 km uzaklıktaki İnegazi Köyü’nde yapımı planlanan Çimento Fabrikası ile bu turizm merkezi projesi birbirini baltalayan projelerdir.
  • DOĞADER, tarım ve doğal alanlara zarar verdiği için bu iki projeye de karşıdır. Anlaşılması gereken, Hükümet’in doğal ve tarım alanları üzerindeki talana göz yumarak giriştiği yatırımların artık bir biriyle çelişen noktaya gelmiş olmasıdır.
  • Dünyada son on yılda doğa turizmi kavramı gelişmektedir. Doğa turizmi yatırım gerektirmeyen, doğal alanların tam olarak korunmasıyla gerçekleştirilebilen bir turizm biçimidir.
  • Bursa Valiliği tarafından Demokratik Kitle Örgütleri’yle birlikte yürütülen doğa turizmini geliştirme çalışmalarının Bursa’nın geleceği için daha olumlu gelişmeler yaratacaktır.
  • Dağyenice Termal Turizm Merkezi yatırımı yerine, yatırım gerektirmeyen doğa turizmini geliştirme çalışmalarına ağırlık verilmelidir.

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
«StartPrev12345678910NextEnd»

Page 6 of 61