İlişkili Sayfalar

 
Reklam
Basına ve Kamuoyuna: Gerze Direnmeye Devam Edecek Yazdır e-Posta

Basına ve Kamuoyuna;

yegepBugün burada, sermayenin türlü oyunlarına inat, Yaykıl köyünde yaşanan direnişe  ilişkin doğruları ve yalnızca doğruları duymak halkımızın hakkıdır diye bir araya gelmiş bulunuyoruz. Devletin kolluk kuvvetlerini de arkasına alan Anadolu grubu sermaye gücünü kullanarak toprağını, havasını, suyunu korumak amacıyla panzerlerin altına yatan, gaz bombalarına, tazyikli suya ve joplara maruz kalan halka acımasızca saldırmıştır.

Yaşananlar göstermiştir ki vergilerimiz, bir avuç rantiyenin, holding patronunun, işbirlikçinin elinde bizlere gaz bombası-cop, kıyım, zulüm olarak dönmektedir. Devletin ambulansları halkın sağlığını korumak yerine polisin tükenen gaz bombası stoklarını takviye etmek üzere kullanılmıştır. Kendilerine "Anadolu'nun Gururu" diyenlerin hiçbir şekilde hukuk tanımadan toprağımızı nasıl işgal ettiğini; kendilerine "Anadolu'nun Birikimi" diyenlerin hayatlarımızı nasıl da talan ettiğini anlatmak için buradayız.

Gerze'de yaşananın adı sadece ve sadece ustalık döneminin ürünüdür. Anadolu Grubu, arkasında hukuk tanımayan sermayesinin gücüyle, yaşam alanlarının talanına imza atan AKP hükümetinden aldığı destekle, yaşam hakkına sahip çıkan Gerze- Yaykıl halkına devletin jandarması – polisi eliyle zor kullanmış; kirli enerji pazarlıkları için neleri gözden çıkarabileceğini göstermiştir. Her şey kar hırsı için...  Kıyım, zulüm, işkence... İşte Sermaye!

Ama yağma yok! Direnenler olarak diz çökmedik! 6 Ağustos'tan bu yana gözünü kırpmayan, çadır nöbetleriyle gece-gündüz demeden direnen bizler, lüks otellerdeki holdinglerin iftarlarına inat, direniş çadırlarında hep beraber halkın iftarını paylaşanlar sermayenin
oyununu bozduk.

Bizler, Gerze'de zulme inat direnişi, hukuksuzluğa inat haklı ve meşru mücadeleyi, sermayenin zoruna inat dayanışmayı, termiğe inat yaşamı seçenlerin yanında olduğumuzu bir kez daha haykırdık.

Toprağına, havasına, suyuna sahip çıkanları, suyun ticarileştirilmesine, derelerin sermayeye peşkeş çekilmesine direnenleri, köyünü maden çöplüğü yaptırmak istemeyenleri, ormanına sahip çıkanları, kentini zenginlere teslim etmeyenleri bu mücadeleye omuz vermeye ve direnişin tüm Türkiye' de ortaklaştırılmasına davet ediyoruz. Dün Loç'ta, Hopa'da, Fethiye'de, Antalya'da, Hasankeyf'te, Senoz'da, Munzur'da, Tortum'da bugün Gerze'de ülkemizin her yanında yaşamı hiçe sayan enerji santrallerine karşı direnenler, talana karşı umudu yeşerttiler.

Bu mücadele içinde bulunan mücadeleye omuz veren Hopalıları, Loçluları, Munzurluları, Dereler Özgür Akacak Diyen Karadenizin Evlatlarını Ülkemizin her yanında yaşam ve doğa mücadelesi veren tüm dostları SAYGIYLA SELAMLIYORUZ!!

Sevgili dostlar, değerli basın emekçileri:
Gerze- Yaykıl köyünde birkaç aydır hukuk yok!
Neden?

Anadolu Grubu termik santral için 28 Kasım 2008 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) müracaat ederek sözüm ona "Üretim Lisansı" almıştı. Oysa ne üretim lisansı için gerekli Çevresel Etki Değerlendirmesi  (ÇED)  yapıldı ne de yönetmeliklere uyuldu. Bu nedenle 20 Temmuz 2009 tarihinde Danıştay 13. Daire tarafından "Yürütmenin Durdurulması" kararı verildi. Yargı kararlarına aldırış etmeyen firma 07 Aralık 2009 tarihinde Çevresel Etki Değerlendirilmesi olumlu kararı alabilmek ve santralin inşaatına başlayabilmek için ÇED sürecini tekrar başlattı.

Anadolu Grubu bunun için Danıştay 13. Dairenin verdiği "Yürütmenin Durdurulması" kararına itiraz etti. Bu itirazı da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu reddetti. Gerze halkının lehine olan tüm bu hukuki kararlara rağmen, Anadolu Grubu hiçbir sınır tanımayarak hukuksuz bir şekilde ÇED sürecini başlattı. 21 Haziran 2011 tarihine ÇED süreci dolan firma Bakanlıktan altı aylık süre uzatımı almıştır. 21 Aralık 2011 tarihinde ÇED süreci dolacak olan firma, ÇED dosyasını tamamlayabilmek için emniyet güçlerini ve jandarmayı da arkasına alarak Yaykıl köyüne zemin etüdü yapabilmek için gece baskınlarıyla, zor yoluyla ve dayatmayla saldırmaktadır. Bunun üzerine Gerze halkı artık "Hukuk varsa var; yoksa yok" diyerek, oluşan fiili duruma karşı tamamen haklılığı ve meşruluğundan aldığı güçle direnmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti bir Hukuk Devleti ise; bir çadır devleti ve muz cumhuriyeti değilse kendini " ....sosyal hukuk devleti" olarak anayasasında tanımlamış olmasına, "Herkesin Sağlıklı bir Çevrede Yaşama Hakkı"nı tanımış olmasına ve lehimize kesinleşmiş yargı kararlarına rağmen;, Sinop ve Gerze Halkının içme suyu tesislerinin tam ortasına, SİT alanının, tarım ve orman alanının üzerine, balık üreme ve avlanma alanlarına, sahiline, ÇED başvuru raporlarında dahi gizleyemedikleri, "santral etki alanı" sınırları içinde kalan Gerze İlçesi'nin ve onlarca köy ve yerleşim yerinin içerisine, bu santrali yapamazlar ve yapamayacaklar da. Saldırılar karşısında halkın inancı daha da perçinlenmiş, kararlılığımız artmıştır. Bu mücadele dün başlamadı bugün de bitmeyecek!

Sizler bugün burada GERZE halkının sesini bir nebze de olsa tüm Türkiye' ye duyurmak, GERZE halkının, Yaykıl köylüsünün yanında olduğunuzu göstermek amacıyla toplandınız. Gerze dışında yaşamak zorunda kalan Gerzeliler ve sermaye karşısında yaşamı ve doğayı savunanlar olarak Gerze halkıyla dayanışmanız bugünden sonra da aynı kararlılıkla sürmelidir.

Selam olsun yaşam ve doğa için direnenlere!!!!!

Selam olsun Gerze halkını ve Yaykıl köylüsünü yalnız bırakmayanlara !!!!.

HALKIN GÜCÜ SERMAYEYİ YENECEK!!!!

YEGEP - Yeşil Gerze Çevre Platformu