|
BASIN AÇIKLAMASI
KÖYÜMÜZDE TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ !
Şirketler ve onların yerel işbirlikçileri, daha çok kar hırsıyla doğamızı ve yaşam alanlarımızı yok etmeye çalışıyorlar. Tarım alanlarımız, toprağımız, suyumuz bu uğurda feda ediliyor. Enerjiye ihtiyacımız olduğu yalanıyla birçok yerde olduğu gibi şimdi de bizim köyümüz Aşağısevindikli’de yaşamı yok eden zehir santrali, termik santral kurulmak isteniyor.
Yapılacak olan termik santralin çevreye ve insan sağlığına olacak zararları bilim insanları tarafından kanıtlanmıştır. Termik santral yapılan diğer bölgelerde yaşanan sıkıntılar, örneğin ürünlerdeki verimsizlikler, sakat doğan hayvanlar, kanser, astım ve birçok hastalığa maruz kalan insanlar ne yazık ki bizim bölgemizde de görülecektir. Bereketli topraklara sahip olan ergene ovasının ortasına yapılacak olan bu santral engellenemezse çocuklarımızın geleceği her alanda tehlike altında kalacaktır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Oğmesun HES’çi, İlle de Taşocakçi, Daha da Beter Olsun İşbirlikçi!
Yaşam alanlarına yönelik saldırılara karşı halk mücadeleleri yurt genelinde artan bir ivmeyle sürüyür. Karadeniz Senöz Vadisinde yapımı planlanan 14 barajdan biri olan Başköy HES projesi ÇED toplantısı, yöre halkları ve DEKAP-Derelerin Kardeşliği Platformu'nun karşı duruşu sonucu gerçekleştirilememişti. ÇED sürecini tamamlamak için toplantıyı yapmak isteyen bakanlık ve yapımcı İntes şirketi yetkililerine karşı yöre halkı aynı karalılıkla karşılık vereceklerini açıkladılar.
Yöre halkı ve DEKAP'ın direnişlerinde başarılar diliyoruz. Mücadeleniz, Mücadelemizdir.
DOĞADER
18 Ocak 2012
(Oğmesun: İyi gün görmesin, sefil perişan olsun anlamına gelir.) (Suğli: Sırtta ot taşımak için kullanılan, takriben 6-7 cm çapında 1,5 metre boyunda bir ucu sivriltilmiş sopanın Senoz’daki adı.)
HES’lere karşı mücadele eden çevrecilere ve yaşam savunucularına ‘ülkeyi sevmiyorlar ve hain’ diyen İNTES Başkanı Koçoğlu'na, Koçoğlu gurubunun 5 ayrı HES projesinin bulunduğu Senoz Vadisi’nden gelen halkın, "Adamda yüz yok ki, çaruk göni!" tepkisinden sonra bu kez de HES firmalarına sert bir tepki daha geldi: “Oğmesun HES’çi, ille de taşocakçi, daha da beter olsun işbirlikçi!..”
HES projelerindeki çalışmalar ve taşocakları nedeniyle SİT Alanı olma özelliğini yitiren Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Senoz Vadisi, HES ve taşocağı sarmalından kurtulamıyor. Rize Valiliğinden yapılan açıklamaya göre bölgede yapımı planlanan Başköy Regülatörü ve HES için vadide ÇED toplantısı düzenleneceği bildirildi.
|
|
Devamını oku...
|
|
Fındıklı halkı, “dere ıslahı” adı altında vadilere beton akıtarak dereyle yaşam arasında bağı kopararak doğayı tahrip eden HES projelerine karşı direnişine devam ediyor. Daha önce iş makinalarını durduran ve çalışmaları engelleyen Fındıklı Halkı “Dere yatağını şantiye alanına çeviren, insanı ve hayvanları sudan uzaklaştıran, doğayı yok eden dereyi kanala alan projelerden vazgeçin” çağrı yapmışlardı. muhtarların Fındıklı Derelerini Koruma Platformu temsilcilerinin de katıldığı toplantıların ardından sonuç alınamamıştı.
Sonuç Direniş Oldu
Çağrıların sonuç vermemesi üzerine Fındıklı halkı direnişe geçti. Bugün (4 Ocak 2011) Fındıklı Meydanı’nda Merkez Cami önünde toplanan bin kişi, derelerine-doğalarına sahip çıkan sloganlarla biraraya geldi. Okunan basın açıklamasının ardından Fındıklı halkı, Tahiroğlu Köprüsü’ne kadar sloganlar atarak yürüdü. Buradan araba ve kamyonlara binen halk, giderek şantiye görünümü alan Arılı Vadisi Hara Mevkii’ne giderek ateş yaktılar. Direniş çadırını da kuran Fındıklılılar horona durdurlar. Fındıklı halkı talepleri kabul edilene kadar nöbet tutacaklar. Tüm yaşam savunucularından destek bekliyorlar.
Fındıklı |
|
DOĞADER'in de üyesi olduğu STHP (Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu) yaşam alanları üzerinde sermayenin sınırsız talanına karşı mücadele veren yaşam savunucularını 7-8 Ocak 2012 tarihinde İstanbul'a davet ediyor.
Geniş bir ekiple katılacağımız toplantılarda DOĞADER, yaptığı mücadeleleri diğer katılımcılarla paylaşma ve ortaklaştırma çalışmaları yürütecek.
YAŞAM ALANLARINI, YAŞAMI SAVUNANLAR BULUŞUYOR MÜCADELELER BİRLEŞİYOR

Bizler,
Kapitalizmin saldırısına karşı; Hopa’dan Saklıkent’e, Fındıklı’dan Yuvarlakçay’a, Çağlayan’dan, Solaklı-Karaçam-Köknar’dan Erzurum Tortum’a, Munzur’dan, Peri’den İkizdere’ye, Tonya’ya, Hasankeyf’den Allianoi’e, Sinop Gerze’ye Anadolunun kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına kadar doğayı, dereleri, meraları, ormanları, tarım alanlarını, yaşamı, sağlığı, eğitimi, emeği ve kültürleri savunanlarız.
Su kullanım hakkı anlaşmaları, enerji üretim lisansları ile nehir tipi HES (hidroelektrik santral)’ler ve barajlar ile suyu dere yatağından, doğadan koparıp tutuklayarak sermaye birikimine sokanlara, yaşam alanlarını yok etmek isteyenlere karşı;
Peri Suyu için yapılmaya çalışılan HES’lerde olduğu gibi, şirketin güvenliğini sağlamak amacıyla, vadi boyunca köylülerin meralarında ve orman alanlarında inşaa edilen güvenlik karakollarının kural tanımadan doğayı tahrip etmesine, ormanları yok etmesine karşı,
Sivaslılar Köyü’nden Çorlu’ya, Ünye’den Çanakkale’ye Gerze’ye kadar dağlarda, kıyılarda, vadilerde, tarım arazileri üzerinde, termik santraller, çimento fabrikaları, taşocakları, organize sanayi bölgeleri ve liman-tersaneler kurarak yaşam alanlarını ve havzaları ortak olarak kullananlara, ticarileştirenlere karşı;
Mersin’den Sinop’a, İğne ada’ya ve Malatya’ya kadar yapımı planlanan nükleer santrallere, nükleer silahlara, füze kalkanlarına karşı;
|
|
Devamını oku...
|
|
Solaklı Vadisi köylüleri, kar yağışına rağmen gece gündüz nöbet tuttarak Jandarma korumasında gelen HES'çilere karşı vadisini savundu. Vadide 36 HES projesi planlanmış durumda.
Trabzon´un Çaykara ilçesinden geçerek Of ilçesinde Karadeniz'e dökülen Solaklı Deresi üzerinde Karaçam Beldesi yakınlarında yapılması planlanan Hidro Elektrik Santrallere (HES) karşı çıkan yöre halkı önce jandarmayla tartıştı daha sonra HES şirketinin elemanlarının saldırısına uğradı. Olay sonrası saldırganlara hiçbir müdahalede bulunulmazken 3 köylü vatandaş jandarma tarafından gözaltına alındı.
Büyükdere ve Dumlu Deresi üzerinde kurulması planlanan Derebaşı HES projesi için ise daha önce köylüler dava açmıştı. 23 Eylül'de iş makinaları vadiye indirilmek istenmiş, köylülerin direnişini kırmaya çalışan Jandarma ve köylüler arasında çıkan arbedede 2 jandarma ile 7 köylü yaralanmış, 6 köylü ise gözaltına alınmıştı.
Solaklı Vadisini canına dişine takarak savunan, doğal alanlarada yaşanacak yıkıma geçit vermeyen yöre halkına ve Derelerin Kardeşliği Platformuna kutluyoruz. DOĞADER, yaşamı savunmak için direnelerin her zaman yanında olacaktır.
DOĞADER
Solaklı yolunda HES barikatı
03 Kasım 2011 - Solaklı Vadisi’nde köylülerin karşı çıktığı HES projesinde şantiye çalışmalarını başlatmak için bölgeye jandarma ve polis eşliğinde araçlar gönderildi. Durumdan haberdar olan köylüler de yola inerek barikat kurdu. Son bilgilere göre üç kişi önce "üzerinde bomba olabileceği şüphesi" ile gözaltına alındı. Gözaltılar daha sonra serbest bırakıldı.
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=40709
Solaklı halkı HESlere karşı direnişini sürdüyor
04 Kasım 2011 - Solaklı Deresi Karaçam Beldesi Yakınlarında yapılması planlanan Hidroelektrik Santrallere (hes) karşı çıkan yöre halkına Hes şirketinde çalışan işçileri saldırdı. Saldırıda bazı vatandaşlar yaralandı. Direnen köylülerle Jandarma arasında yer yer tartışmalar yaşandı.
http://www.rizenabiz.com/default.asp?page=newsdetails&news_id=142 |
|
Basına ve Kamuoyuna;
Bugün burada, sermayenin türlü oyunlarına inat, Yaykıl köyünde yaşanan direnişe ilişkin doğruları ve yalnızca doğruları duymak halkımızın hakkıdır diye bir araya gelmiş bulunuyoruz. Devletin kolluk kuvvetlerini de arkasına alan Anadolu grubu sermaye gücünü kullanarak toprağını, havasını, suyunu korumak amacıyla panzerlerin altına yatan, gaz bombalarına, tazyikli suya ve joplara maruz kalan halka acımasızca saldırmıştır.
Yaşananlar göstermiştir ki vergilerimiz, bir avuç rantiyenin, holding patronunun, işbirlikçinin elinde bizlere gaz bombası-cop, kıyım, zulüm olarak dönmektedir. Devletin ambulansları halkın sağlığını korumak yerine polisin tükenen gaz bombası stoklarını takviye etmek üzere kullanılmıştır. Kendilerine "Anadolu'nun Gururu" diyenlerin hiçbir şekilde hukuk tanımadan toprağımızı nasıl işgal ettiğini; kendilerine "Anadolu'nun Birikimi" diyenlerin hayatlarımızı nasıl da talan ettiğini anlatmak için buradayız.
Gerze'de yaşananın adı sadece ve sadece ustalık döneminin ürünüdür. Anadolu Grubu, arkasında hukuk tanımayan sermayesinin gücüyle, yaşam alanlarının talanına imza atan AKP hükümetinden aldığı destekle, yaşam hakkına sahip çıkan Gerze- Yaykıl halkına devletin jandarması – polisi eliyle zor kullanmış; kirli enerji pazarlıkları için neleri gözden çıkarabileceğini göstermiştir. Her şey kar hırsı için... Kıyım, zulüm, işkence... İşte Sermaye!
Ama yağma yok! Direnenler olarak diz çökmedik! 6 Ağustos'tan bu yana gözünü kırpmayan, çadır nöbetleriyle gece-gündüz demeden direnen bizler, lüks otellerdeki holdinglerin iftarlarına inat, direniş çadırlarında hep beraber halkın iftarını paylaşanlar sermayenin oyununu bozduk.
Bizler, Gerze'de zulme inat direnişi, hukuksuzluğa inat haklı ve meşru mücadeleyi, sermayenin zoruna inat dayanışmayı, termiğe inat yaşamı seçenlerin yanında olduğumuzu bir kez daha haykırdık.
Toprağına, havasına, suyuna sahip çıkanları, suyun ticarileştirilmesine, derelerin sermayeye peşkeş çekilmesine direnenleri, köyünü maden çöplüğü yaptırmak istemeyenleri, ormanına sahip çıkanları, kentini zenginlere teslim etmeyenleri bu mücadeleye omuz vermeye ve direnişin tüm Türkiye' de ortaklaştırılmasına davet ediyoruz. Dün Loç'ta, Hopa'da, Fethiye'de, Antalya'da, Hasankeyf'te, Senoz'da, Munzur'da, Tortum'da bugün Gerze'de ülkemizin her yanında yaşamı hiçe sayan enerji santrallerine karşı direnenler, talana karşı umudu yeşerttiler.
Bu mücadele içinde bulunan mücadeleye omuz veren Hopalıları, Loçluları, Munzurluları, Dereler Özgür Akacak Diyen Karadenizin Evlatlarını Ülkemizin her yanında yaşam ve doğa mücadelesi veren tüm dostları SAYGIYLA SELAMLIYORUZ!!
Sevgili dostlar, değerli basın emekçileri: Gerze- Yaykıl köyünde birkaç aydır hukuk yok! Neden?
|
|
Devamını oku...
|
|
Yurdun dört bir yanında su kullanım haklarını satın alarak yapımına başlanan HES-Hidro Elektrik Santrallerine karşı yöre halkının mücadelesi bir zafere daha imza attı.
Borçka, Artvin’in şirin bir ilçesi. Borçka'ya bağlı Aralık Köyü yakınlarındaki TG Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapımına başlanan Taşköprü Regülatörü ve HES projesi için Çevre ve Orman Bakanlığı'nın verdiği "ÇED Gerekli Değildir" kararına karşı köylülerin Nisan 2009’da açtığı ‘iptal’ davası yöre halkının zaferiyle sonuçlandı.
ÇED - Çevre Etki Değerlendirme Raporu, yapılacak yatırımın çevreye olan etkisini araştırmak için özel şirketlere hazırlatılıyor. Bu ticari ilişkiden doğan raporların hemen hepsi olumlu görüş sunuluyor. Raporların %98,5 gibi büyük kısmında proje gerçekleştiğinde hiçbir çevre sorunu yaratmayacağı savunuluyor. ÇED Raporları, yatırımcı için bu kadar rahat alınan bir rapor olduğu halde Çevre ve Orman Bakanlığı bazı projelerde "ÇED Gerekli Değildir" belgesi verebiliyor. Böylelikle yatırımcı firma ÇED süreçlerinden kurtarılıyor.
Borçka'da HES'lerin doğaya verdiği yıkıma yıkıma karşı mücadele eden başta yöre halkı olmak üzere Derelerin Kardeşliği Platformu'nu ve platformun gönüllü avukatlarını yürütenleri mücadeleden dolayı gönülden kutluyoruz. Emeğinize, yüreğinize sağlık...
DOĞADER
Rize İdare Mahkemesi’nden HES’lere Bir Gerekçeli İptal Kararı Daha… Bakanlık, Yasa ve Yönetmeliklere Aykırı Olarak ‘ÇED Gerekli Değildir’ Kararı Veremez…
Bir An Önce Bu ‘Gaflet ve İhanet’ Projeleri Durdurulmalıdır!
Mahkeme, Çevre ve Orman Bakanlığı Tarafından Borçka Aralık Köyü’ndeki Taşköprü HES Projesi için verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının ‘Açıkça Hukuka Aykırı Olduğu’ sonucuna vardı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|