Reklam
MARÇEP(MARMARA ÇEVRE PLATFORMU) Suların özelleştirilmesi konulu Basın Açıklaması Yazdır e-Posta

Image 

Basina ve kamuoyuna!

SU DUNYAYA, DUNYA INSANLARA AITTIR,SU HIZMETLERI ASLA ÖZELLESTIRILEMEZ!

No:4  Tarih:6.Ağustos.2007

Havadan sudan konusmak” cok da ciddiye alinmayan isler icin kullanilir Turkiye’de.Memleketimizde de “sudan isler” ile ugrasanlara pek iyi gozle bakilmaz. ARTIK “sudan islerin” ciddi isler haline donusmeye baslamistir.

Iste buna en guzel kanit!
Hukumetin su krizine cozum onerisi olarak sundugu akarsularimizin yap islet devret modeli ile ozellestirilmesi, kamuya ait suyun kamu yararina kullanilmamasini getirecektir.

Su kaynaklarinin kotu yonetimi, sinirli imkanlar ve cevresel degisiklikler yuzunden temiz icme suyuna ulasamayan insan sayisi giderek artmaktadir. Su; ekolojik yasam, icme-kullanma, tarim, enerji ve sanayi icin gerekli, sosyal ve ekonomik gelisme icin vazgecilmez bir degerdir. Bu noktada, su politikasi ve su yonetimi, gerek kuresel olcekte gerekse de ulusal olcekte buyuk onem tasimaktadir.
Turkiye yolun basinda. Turkiye ise suyun ticarilestirilmesi surecinin daha cok basinda. Malatya’daki ishal salginindan sonra “bu is en cok ambalajda su satan tekellere yaradi” yorumlari yapildi. Belediyeler alt yapiya dair onlemleri almayarak halka temiz icme suyu sunmuyor ve ambalajlanmis su piyasasina sahane bir pazar alani aciyorlardi. Ancak siselenmis su satisi suyun ticarilestirilmesinin sadece bir yolu.
Cokuluslu tekelleri esas heyecanlandıran konu ise su dagitim hizmetleri .

Bircok belediye Dunya Bankasi’nin, ozel bankalarin, cesitli ulkelerin yatirim bankalarinin fonlarini kullanarak atik su aritma, icme suyu aritma, su dagitim sistemlerinin yenilenmesi, baraj insaati gibi projeleri cokuluslu tekeller araciligi ile surduruyor.
Turkiye’de su isletmeciliginin tamamen ozel sektorce yurutulmesine dair deneyimlerin, az olsa da, tarihi kokenleri mevcuttur. Bugun ozel su isletmeciliginde bir dunya devi olan Suez 19. yuzyil sonunda Kadikoy-Uskudar Turk Su Sirketi'nin isletmeciligini yapmis ve 1938 yilinda bu sirketin millilestirilmesiyle Turkiye’ye terk etmistir. Ayni Suez Turkiye’ye 1996 yilinda Antalya ili su dagitim isletmesi ozellestirmesiyle donmus, fahis fiyat artislari ve kalitesiz hizmet ile dolu siciline bir yenisini eklemistir. Antalya halki suyu aylik duzenli %7 fiyat artislariyla satin almak zorunda birakilmis, faturalara eklenen atik su bedelleri halki canindan bezdirmistir. Halkin tepkileri sonucu Belediye, su fiyatlarina karismaya kalkinca sirket 2002 yilinda faaliyetlerine son vererek Antalya Belediyesi’ni uluslararasi tahkime sikayet etmistir. Antalya’yi terk eden Suez Turkiye pazarindan umudu kesmemis, Bursa icme suyu isletme ihalesine Alarko ile beraber girmis ancak bu ihale henuz sonuclanmamistir. Guney Afrika’da suya erisemeyen yoksullarin salgin hastaliklarda olumune neden olan sirket Turkiye’de de yeni toplumsal facialar yaratacak rant olanaklari icin tetikte beklemektedir.

Dunyanin ikinci buyuk su devi Vivendi ise Izmir-Cesme’de ortaya cikmis ve sonuc gene fahis su faturalari olmustur. Vivendi’nin buyuk ortagi oldugu CALBIR, 2001’de Turkiye’deki en pahali suyu Cesmelilere icirmistir. 2001 yilinda metrekupu Istanbul’da 400, Ankara’da 330, Izmir’de 440 olan sebeke suyunu Cesmeliler, 1 milyon 100 bin liradan kullanmislardir.

Su tekellerinin piyasaya girisine dair farkli bir ornek de sirketler ve ozel mali kurumlardan olusan konsorsiyumlarin baraj isletmeciligini almalaridir. Kentsel suyun barajdan belediyelere toptan satisinin Turkiye’deki tek ornegi, Izmit Yuvacik Baraji imtiyazinin Yap-Islet-Devret yontemiyle bir ozel sirkete verilmesidir. Burada da dunyanin en buyuk ucuncu su sirketi Thames Water sahneye cikmaktadir. Thames Water ile iki yerli sirketin ortakligi ile kurulan IZSU A.S. Yuvacik Baraji isletmesini 1999’dan baslayarak 15 yil icin ustlenmistir. Baslangicta yapilan hesaplara gore baraj urettigi suyun ucte ikisini Istanbul Buyuksehir Belediyesi’ne satacaktir. Ancak Istanbul ISKI su gereksinmesi olmadigini ve bu suyun baslangicta belirtilenden bes kat pahali oldugunu ileri surerek su satin alma anlasmasi yapmamistir. Satilamayan su dereye verilmeye baslanmis, ancak Hazine bu ticarete kefil olup sirketin karini guvence altina aldigindan bosa akitilan su icin sirkete Hazine tarafindan odeme yapilmaya devam edilmistir.
Su haklarinin erozyonu artik kuresel bir olaydir.
1990'larin basindan beri, Dunya bankasi tarafindan yonlendirilen ozellestirme programlari bircok ulkede uygulanmaya baslanmistir. 2000 senesinde Uluslararasi Finans Kuruluslari tarafindan odenen 40 IMF kredisi icinde 12 tanesi, su teminin kismi veya tamamen ozellestirmesi kosulunu dayatmakta ve "tum maliyetlerin karsilanmasi" icin politika gelistirilmesi ve subvansiyonlari n kaldirilmasi hususunda israr etmektedir.
Su Dunyaya, Dunya Insanlara Aittir, Ozellestirilemez! Kisacasi tehlike kapidan iceri ilk adimini atmistir. AB sureci, DTO ve GATS hukumleri, belediyelerin artan borclari, Dunya Bankasi ile girilen iliskiler Turkiye’yi su hizmetlerini ozellestirmeye zorlamaktadir. Kamu hizmetlerinin piyasa eliyle satilmasi fikrinin ideolojik ve pratik bayraktarligini yapan hukumet icin ise bu surec cokuluslu tekellerle isbirligi icindeki kendisine yakin sermaye gruplarini beslemek icin bir firsat olarak da kullanilabilir. 16-22 Mart 2006 tarihleri arasinda Meksika’da yapilan “4. Dunya Su Forumu”na katilan uluslararasi emperyalist kurumlar, sirket temsilcileri, STK’lar hukumetleri suyun ozellestirmesi konusunda daha cesur davranmaya cagirdilar. Suyun denetimi icin baris gucu adi altinda bir ordu kurulmasini dahi onerdiler. Yaklasik onbin eylemci tarafindan “Su Satilik Degil” sloganlariyla protesto edilen bu kritik toplanti hukumetin gozunu karartacak adimlar atmasina neden olabilir.

Gecen on yillik deneyimler gosteriyor ki su haklarinin piyasalastirilip ozellestirilmesinin sonuclari olarak en cok goze carpan bulgu, bircok ulkede ozel sektorun gelisiyle birlikte artan su ucretleri. Gana'da insanlar, IMF politikalari sonucunda gelirlerinin yarisini su alabilmek icin harcamislardir. Paris and Manila'da oldugu gibi Jakarta'da 1997 yilinda yapilan baslanan ozellestirmelerle su hizmetleri cok uluslu sirketlerinin ortakligina birakildi. Sirketler bes yilda yaklasik yuzde 35'lik bir ucret artirimi yapmislardir. Kazablanca'da tuketiciler su fiyatlarinin uc misli arttigini gormuslerdir. Ingiltere'de su ve kanalizasyon faturalari 1989-90 ve 1994-95 yillari arasinda yuzde 67 artmistir. Baglanti kesintileri ise yuzde 177 artmistir. Guney Afrika'da Johannesburg' un su temini Suez Lyonnaise des Eaux tarafindan devralinmistir. Kisa sure icerisinde su guvensiz, erisilmez ve asiri pahali hale gelmistir. Binlerce insanin su baglantisi kesilmis ve kolera enfeksiyonu yayilmaya baslamistir Filipinler'de Sibic Korfezi'nde Biwater su fiyatlarini yuzde 400 artirmistir. Fransa'da suya halkin odedigi bedel yuzde 150 artmis ancak kalite bozulmustur; bir Fransiz raporu 5.2 milyondan fazla insanin bakteriyel yonden kabul edilemez kalitede su aldigini ortaya koymaktadir. Ingiltere'de su ucretleri yuzde 450, sirket karlari yuzde 692 artmistir.
Kamu hizmetlerinin piyasalastirilmasina karsi bir muhalefet icin ise sermayenin buyuk saldirisini beklemek hatali bir tercih olacaktir. Bugun cesmelerden temiz su akmiyorsa, insanlar ya kirli su icmeye ya da damacana su almaya zorlaniyorsa, konturlu sayaclar yayginlasiyorsa, Dunya Bankasi’nin “harcama geri donusumunun” sonucu su faturalari kabariyorsa, sermaye uluslararasi finans kurumlarindan alinan fonlarla altyapi hizmetlerinin ihalelerini kapmaya baslamissa tehlike artik kapida degil iceridedir. Suyun insanliga ait “toplumsal bir mal” oldugu, bu yuzden ticarilestirilemeyecegi fikri ve herkese ucretsiz, temiz su hakki talebi bugunden islenmeli, suyun ozellestirilmesinin yolunu acan uygulamalara karsi mucadele edilmelidir. Bu mucadele yerel kaynaklara kimin sahip olacagina dair bir kavganin da dogrudan bir cephesi olacaktir. Cunku ozel yatirimcilar icin fethedilecek son altyapi siniri olan su ayni zamanda “doganin ve ortak mallarin da son siniridir”.
Su paylasiminda yasanan ulkeler arasi sorunlar, suyun meta haline gelmesi, uluslararasi tekellerin su yonetiminde etkin rol almaya baslamalari, kitlik olgusunu tetikleyen gelismelerdir.
Turkiye’de su kaynaklarinin yonetimi ve planlanmasina dair yasanan sorunlar, son 10 yilda Dunya Bankasi ve uluslararasi su tekellerinin ulkemiz su yonetimini belirleyen ticari girisimleri, sanayilesme ve kentlesme sureclerinin plansiz seyri, yenilenebilir su miktarinda olumsuz degisimlere yol acmistir. Bu miktar, 1995 yilinda 8500 m3 iken, 1990’da 3625 m3’e 2000’de 3250 m3’e gerilemistir. 2025 yilinda bu degerin 2186 m3’e kadar inecegi tahmin edilmektedir. UNEP’in Raporu’na gore dunya ortalamasi 7000 m3 olarak belirlenmis olup, Turkiye 2002 yili itibari ile kisi basina 2940 m3 tatli su kaynagi ile dusuk sinifta yer almaktadir.
Turkiye 1990'li yillarla birlikte, su isletmeciliginin ozellestirilmesi ile tanismistir. Su hizmetlerinin ozellestirildig i kentsel yerlesimler giderek artis gostermektedir.  Hukumetin cozum onerisi olarak sundugu paketle suyun kendisi metalastirilmakta ve kamuya ait oldugu unutulmaktadi r. Kamusal hizmetler kamu niteliginden cikarilirken neden vergi odedigimiz sorusu yanitsiz kalmaktadir. Kamusal hizmeti vermek icin secilenler bu hizmetleri alinir satilir hale getirmek icin secilmemis olmalidir.
Bir trilyon dolar pazar buyuklugu ile ifade edilen su hizmetlerini saglikli ve guvenli olarak almak en temel yasam hakkimizdir. Bizi yaratilacak olan pazarin buyuklugu degil, suya rahat ve guvenli ulasimimiz ilgilendirmektedir. Halk, ekonomik kaygilardan bagimsiz olarak temiz su elde edebilmeli, kullanilmis su, kullananin gelir seviyesine bakilmaksizin aritilabilmelidir. Nasil ki su kamuya aitse, su hizmetleri de ozu itibari ile kamusal bir hizmettir ve kamuya ait kalmalidir.

MARCEP olarak hukumete, bu onerilerindeki nesnenin, suyun bize ait oldugunu; bize ait suyu onlarin yonetememesinin faturasinin bizlere cikarilamayacagini bir kez daha hatirlatiriz.

MARCEP Donem Sekreteryasi:Didem YILMAZ
Cevre Yuksek Muhendisi
email: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
       Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
MARCEP Donem Koordinatoru: Remzi ERMAN
email: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

MARCEP BILESENLERI
•AYVACIK-ASSOS KUCUKKUYU YORESI KULTUR TURIZM VE CEVRE GELISTIRME KORUMA YARDIMLASMA DAYANISMA DERNEGI
•BABAESKI-ADD SUBESI
•BABAESKI-YEREL GUNDEM 21
•BALIKESIR-TEMA TEMSILCILIGI
•BANDIRMA-GUNEY MARMARA DOGAL VE KULTUREL CEVREYI KORUMA DERNEGI(GUMCED)
•BIGA-CEVRE DERNEGI
•BURHANIYE-ADD SUBESI
•CEVREM-CEVREYI KORUMA VE GELISTIRME DERNEGI
•BURSA-DOGADER(DOGAYI VE CEVREYI KORUMA DERNEGI)
•BURSA-GUMCED(GUNEY MARMARA DOGAL VE KULTUREL CEVREYI KORUMA DERNEGI)(GUMCED)
•BURSA-NILUFER YEREL GUNDEM 21
•CANAKKALE-CEVRE GONULLULERI DERNEGI
•CANAKKALE YEREL GUNDEM 21
•CORLU – YEREL GUNDEM 21
•EDIRNE- CEVRE GONULLULERI DERNEGI
•UZUNKOPRU-UZUNKOPRU CEVRE GONULLULERI DERNEGI
•EDREMIT-( GUMCED) GUNEY MARMARA (GUNEY MARMARA DOGAL VE KULTUREL CEVREYI KORUMA DERNEGI KORFEZ SUBESI)
•EDREMIT KORFEZI FOTOGRAF SANATI DERNEGI
•GELIBOLU- TARIH VE CEVRE DERNEGI
•GEYIKLI- KULTUR, CEVRE VE GUZELLESTIRME DERNEGI
•ISTANBUL- HARITA VE KADASTRO MUH.ODASI SUBESI
•IST.KADIKOY- BILIM, KULTUR VE SANAT DOSTLARI DERNEGI( KADOS)
•KESAN DOGA, CEVRE VE KULTUR DERNEGI( DOCEK)
•KIRKLARELI KANSER SAVAS DERNEGI
•KIRKLARELI – TMMOB IL KOORDINASYON KURULU
•KUCUKKUYU – KULTUR SANAT TURIZM DERNEGI
•LULEBURGAZ- TEMA TEMSILCILIGI
•SARAY- DOGAYI KORUMA VE TEMIZ CEVRE DERNEGI
•S.S ISTANBULLULAR S.O.S. SIVIL ORGANIZE SEMTLER CEVRE KULTUR KOOPERATIFI
•TEKIRDAG SARKOY- CEVREYI VE DOGAYI KORUMA DERNEGI
•TEKIRDAG- DOGAYI VE CEVREYI KORUMA DERNEGI
•TUKETICI KORUMA DERNEGI( TUKODER) SUBELERI
•BABAESKI SS ISTANBULLULAR S.O.S SIVIL ORGANIZE SEMTLER CEVRE KULTUR KOOPERATIFI
•AYVALIK CEVRE GUZELLESTIRME DERNEGI
•AKCAY – EDREMIT KORFEZI HAVYAN DOSTLARI
•ALTINOLUK TARIHI ATANDROS SEHRINI KURTARMA VE YASATMA DERNEGI
•ALTINOLUK KULTUR TURIZM DERNEGI
•BURHANIYE FENERBAHCELILER DERNEGI
•BALIKESIR BAROSU
•CORLU CEVRE GONULLULERI DERNEGI