| Eylem: Sermayeye Verilecek Yaşam Alanımız Yok (STHP) |
|
|
|
DOĞADER Sermayeye verecek suyumuz yok Bir kez daha tebdili olarak uyarıyoruz. Burada olmamızın temel amacı meclise komisyonlara sunulan Bu yasanın amacı ... tüm doğayı ve suyu Videoyu izlemek için tıklayın.
BASIN AÇIKLAMASI 26 Kasım 2010 “Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı”Su Havzalarına, Ormanlara, Meralara, Kıyı Ekosistemine,Biyolojik Tür ve Çeşitliliğe Saldırıdır AKP uzun süredir hazırlığını yaptığı “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı”nı HES projeleriyle cehenneme çevirdiği İkizdere Vadisi’nin doğal sit alanı ilan edilmesinin ardından Meclis’e sunmuştur.
Bu yasa ile iktidar tüm tabiat sit kararlarını, milli parklar, tabiat parkları, doğal alanların korunmasına ilişkin kararları iptal ettirmeyi, doğal alanlarla ilgili karar alma yetkisini Çevre ve Orman Bakanlığı’na devretmeyi planlamaktadır. İdare (Çevre ve Orman Bakanlığı) yasayı AB uyum yasaları gereği hazırladıklarını savunmaktadır. Örnek aldıkları AB su çerçeve direktifi maliyet etkinliğinde suyun kullanımını salık verir ve su havzalarının bütünleşik yönetilmesini, planlanmasını, etkin kullanımını hedefler. Bakanlığın bu doğrultuda yaptığı uygulamalarda; su kullanım hakkı sözleşmeleri ile 49 yıllığına su havzalarını sahiplenen şirket; suyu maden çıkarmada, sanayide, tarımda, içme suyu temininde, enerji elde edilmesi ve diğer amaçlar için ya da havzalar arası taşımada kullanabilir. Tasarlanan yasa ile su havzaları “bütünleşik” olarak yönetilecektir. Kısaca su ve su havzalarının AB direktifleri ve buna uyumlu kamu-özel işbirliğinde metalaştırılmasının önü yasayla açılmaktadır. “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı” neye yol açacak?
Bizler: Bugüne değin alınmış sit kararlarını ve tabiat parklarının, milli parkların koruma kararlarını kaldıran, Doğal alanlar ile ilgili kararları Hükümetin politikaları doğrultusunda alan çevre ve orman bakanlığı’nın kurullarına ve bakanın doğrudan onayına bırakan, “Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı”na karşıyız. Suyun ticarileştirilmesine, doğanın metalaştırılmasına ve sermaye talanına açılmasına karşı mücadelemiz sürecektir. Bu yasanın Meclis’ten geçmemesi için de mücadele edeceğimizi duyuruyoruz ve yasanın arkasında duran herkesi uyarıyoruz: Halkın direnişini yasalarınızla engelleyemeyeceksiniz. Anadolu nükleere, termik santrallere, siyanürlü altına, çimento fabrikalarına, Nehir tipi ve Baraj tipi hidroelektrik santrallere yürüttüğü yaşam savaşını kazanacaktır. “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı’na HAYIR! Sularımızın, doğamızın satılmasına, yağmalanmasına izin vermeyeceğiz! SUYUN TİCARİLEŞTİRİLMESİNE HAYIR PLATFORMU
|



DOĞADER'in de üyesi olduğu "Suyun Ticarileşmesine Hayır Platformu" Tabiat ve Biyo Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı'na karşı Ankara'da TBMM önünde bir uyarı eylemi gerçekleştirdi. 26 Kasım 2010 günü gerçekleştirilen eyleme yurdun dört bir yanından gelen DKO-Demokratik Kitle Örgüt ve Platformları katıldı.