| Kamuoyuna ve basına; Anayasa Değişikliği |
|
|
|
Kamuoyuna ve basına; 7 Eylül 2010 Anayasa halkoylamasına sayılı günler kaldı. Türkiye Anayasa değişikliğini konuşuyor. Tartışmalar anayasa değişikliğinden çok siyasi ve ekonomi temelinde yürütülüyor. Sandığa gidecekler ise Anayasa değişikliğinin ne getirip ne götüreceğini tam olarak anlamış değil.Anti-demokratik koşullarda hazırlanan 1982 Anayasası değiştirilmesi gerektiği açıktır. Ancak bir anayasa yapılacaksa, sivil ve siyasi kurumların katılımıyla ulusal uzlaşı ortamı içinde hazırlanması gerekmektedir. Anayasa değişikliği Türkiye'ye daha çok demokrasi getireceğini öne süren AKP Hükümeti, daha işin başında değişiklik metnini tek başına hazırlayarak anti-demokratik bir uygulama başlatmıştır. AKP, hiçbir sivil ve siyasi kuruma danışma/ortaklaşma gereği duymadan hazırladığı Anayasa değişiklik paketi, tepeden inme bir modelle halka dayatılmış durumdadır. Bu haliyle bile, Anayasa değişikliği ulusal uzlaşıyı sağlamadığı gerekçesiyle HAYIR demek için yeterli nedeni barındırmaktadır. AKP'nin gündeme getirdiği Anayasa değişikliği paketi ile ilgili tartışmalar, HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısını değiştiren iki maddeye odaklandı. Oysa 125. maddeye getirilen "Yerindelik ilkesi" kavramı bir o kadar önemlidir. "Yerindelik ilkesi" devletin temel erklerinden olan yargının bağımsızlığı için olmazsa olmaz ilkelerinden biridir. Mahkemeler bu ilkeden aldığı güçle hükümetin yasalara ve Anayasa'ya uygun olmayan uygulamalarını durdurma ve iptal etme yetkisini kullanırlar. DOĞADER olarak kazandığımız davalar, bu yerindelik ilkesi nedeniyle çevre zararı oluşmadan durdurulabilmiştir. AKP Hükümeti, yasaları ihlal eden uygulamalarına bir engel olarak gördüğü Anayasanın 125. maddesine "Yerindelik ilkesi" kavramı getirerek işlevsiz hale getirmek istemektedir. Anayasa değişiklik taslağında 125. maddeye "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz." metni eklenmiştir. Anayasa değişikliği bu haliyle kabul edilirse, hükümet icraatlarına yönelik hiç bir dava açılamayacaktır. Siyasi iktidarın, insanı, toplumu ve doğayı hiçe sayan yasalara aykırı uygulamalarına artık mahkemeler de DUR diyemeyecektir. Anayasa değişikliği ile getirilmek istenen, bütün budur. Bütün aykırılıkları budamak, iktidara dikensiz gül bahçesi yaratmaktır. Oysa demokrasi dediğimiz şey çok sesliliktir. Herkesin görüşünü özgürce savunabilmesi için yasalar önünde eşitlik birincil koşuldur. Biz yalnızca 125. maddeyi incelediğimizde bile yargıdaki eşitliğin bozulduğunu görüyoruz. Yukarda saydığımız gerekçeler nedeniyle biz DOĞADER olarak AKP'nin sultalığında yürütülen bu Anayasa değişikliğine HAYIR diyoruz. Toplumumuzu bu konuda uyanık olmasına, demokrasinin temel değerlerine sahip çıkmaya davet ediyoruz. DOĞADER Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği
|



Anayasa halkoylamasına sayılı günler kaldı. Türkiye Anayasa değişikliğini konuşuyor. Tartışmalar anayasa değişikliğinden çok siyasi ve ekonomi temelinde yürütülüyor. Sandığa gidecekler ise Anayasa değişikliğinin ne getirip ne götüreceğini tam olarak anlamış değil.