| Basına ve Kamuoyuna: İktidarı Uyarıyoruz! Uludağ Bir Milli Parktır |
|
|
|
Basına ve Kamuoyuna;
Çevre ve Orman Bakanlığı'nı uyarıyoruz. Bakanlık, yasa gereği toplum adına korumakla yükümlü olduğu Uludağ Milli Parkı'nı korumak bir yana talana açan plan ve uygulamalar içindedir. Yapılan planlar yasa dışı olması bir yana Çevre ve Orman Bakanlığı'nı görevini kötüye kullanma durumuna getirmiştir.
AKP Bakanlar Kurulu'nun, 17 Mart 2006 tarihli toplantısında, Uludağ Milli Park'ı sınırlarını daraltan kararına karşı, DOĞADER, Bursa Barosu, TMMOB’a bağlı Şehir Plancıları, Ziraat, Orman Mühendis Odalarının Bursa Şubeleri ile bir grup duyarlı çevreci vatandaş tarafından dava açılmıştı. Danıştay 10. Dairesi'nin, Ekim 2006 tarihli yürütmeyi durdurma ve 5 Haziran 2009 günü iptal kararı almasının üzerinden 1,5 ay kadar kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen AKP Hükümeti, Uludağ konusunda tek yanlı ve yasa dışı uygulamalarını sürdürmektedir.
17 Temmuz 2009 günü Bursa yerel gazetelerine yansıyan haberlerde, Çevre ve Orman Bakanlığı müsteşar yardımcısı Mustafa Eldemir'in Uludağ konusundaki bir açıklaması yer almıştır. Bu açıklamaya göre, Uludağ'a 2010'da kazma vurulup 5 yıl içinde yepyeni bir turizm merkezi haline getireceği belirtilmektedir.
Milli Park olan Uludağ'da, bırakın kazma vurmayı, koyun otlatmak bile yasa gereği yasaktır. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın başlıca görevi doğal alanları korumak olduğu halde kendi görevine ihanet durumundaki uygulamalara girişerek, Uludağ'ı turistik merkeze çevirecek planlar yürütmektedir.
Açıklamayı yapan Çevre ve Orman Bakanlığı müsteşar yardımcısı Mustafa Eldemir, sanki Turizm Bakanlığı yetkilisi gibi konuşmaktadır. Bu haliyle Çevre ve Orman Bakanlığı, korumakla yükümlü olduğu Uludağ Milli Parkını talan edecek uygulamaların planlayıcısı ve destekçisi durumuna getirilmiştir.
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın bu duruma gelmesindeki asıl neden, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Uludağ'ı Davos yapma planı" çerçevesinde verdiği emirlerdir. Uludağ Milli Parkı'nın bir bölümünü Turizm Bakanlığı'na devrederek turizm alanına çevirecek Bakanlar Kurulu kararının yasalara aykırı olduğu için iptal edilmesi, AKP Hükümetini durdurmamıştır. Anlaşıldığı kadarıyla Turizm Bakanlığı’nın işlerini Uludağ özelinde Çevre ve Orman Bakanlığı üstlenmiştir. Bu durum tümüyle görevine, yetki ve sorumluluğa ihanettir.
Çevre ve Orman Bakanlığı, 2008 yılında açtığı bir yarışmayla da kendi alan ve sorumluluklarını aşar çalışmalar içine girmişti. "Peyzaj Planlama, Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Fikir Yarışması" adıyla bir milli park olan Uludağ ile kesinlikle yan yana anılmaması gereken konularda düzenlenen yarışma ile ilgili toplantıda DOĞADER, itirazlarını dile getirmişti. Yarışma şartnamesinde, yarışmaya katılan mühendislerden, “koruma” ilkesini, “koruma-kullanma” olarak ele almaları istenmiş ve yeni yapılaşmalara, otoparklara, kırsal yerleşimlere ve tarımsal kullanım alanlarına projelerde yer verilebileceği belirtilmişti. Buradan da anlaşılacağı gibi, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın kendi yetki ve sorumluluklarına ihanet etmektedir.
Çevre ve Orman Bakanlığı müsteşar yardımcısı Mustafa Eldemir'in son olarak gündeme çıkarttığı açıklamalar, yarışmaya katılan eserlerden esinlenerek hazırlanan projelerin artık uygulamaya başlanacağı konusu üzerinedir. AKP Hükümeti’nin, uymakla yükümlü oldukları yasaları hiçe sayan uygulamaları artık toplumumuz tarafından da anlaşılması gerekmektedir. Bu yasadışı keyfi uygulamaları toplum olarak bizler de örnek alıp, toplum olarak istediğimiz kanunlara uyup istediklerimize uymazsak durum ne olacaktır?
AKP Hükümeti, yasadışı olanı yasal yapma becerisine sahip bir hükümet olduğunu Cargill yasası olarak bilinen adrese teslim yasa çıkartarak kendini kanıtlamıştır. Bu beceriyle AKP Hükümeti, ülkemizde diğer ülkelere göre yok denecek kadar az olan Milli Parklarımızı da talana açan kanun değişiklikleri içine mi girecektir?
Biz DOĞADER olarak, Uludağ'ı tüm dünyada olduğu gibi insan etkinliklerinin olmadığı, kendi doğallığına terk edilmiş bir milli park yapma çabamızı sürdüreceğiz. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın giriştiği bu yasadışı uygulamalara karşı daha önce olduğu gibi bugün de yasal girişimler başlatacağımızı toplumumuza duyururuz.
Bunlar salt DOĞADER’in istekleri değil, Milli Parklar Yasası gereği zaten uygulanması gereken konulardır.
DOĞADER Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği
|


