Banner
Basın Açıklamaları
DOĞADER Olağan Genel Kurulu 29 Nisan 2017 Günü Yapıldı Print E-mail

DOĞADER
DOĞAYI ÇEVREYİ KORUMA VE DOĞA SPORLARI DERNEĞİ

Olağan Genel Kurulu, 22.04.2017 günü dernek merkezindeki ilk toplantısında çoğunluk sağlanamadığı için 2. toplantı 29.04.2017 Cumartesi günü saat 16.00 da aynı adreste daha önce duyurulan gündeme uygun olarak yapılmıştır.

Yeni Kurullarımız, aşağıdaki gibi oluşmuştur.

Yönetim Kurulu (Asıl)

Caner Gökbayrak
Nazik Esentimur
Sedat Güler
Mehmet Selçuk
Hatice Nur Derya
Mehmet Güner
Murat Bulca

Yönetim Kurulu (Yedek)

Rahmi İçener
Abdullah Güçlümen
Nermin Selçuk
Ertuğrul Akkul
Uygur Uzun
Birgül Karagöz
Ayşen Karadeniz

Denetim Kurulu (Asıl)

Seyit ali Geçici
Şakir Özer
Banu Akkan

Denetim Kurulu (Yedek)

Hasan Çetin Özbayram
Orhan Turhan
Filiz Tuncer

 
DOĞADER 5. Genel Kurul İlanıdır Print E-mail

22 Nisan 2017 GÜNÜ DERNEĞİMİZİN 5. OLAĞAN GENEL KURULU İÇİN YAPILAN İLK TOPLANTIDA GEREKLİ ÇOĞUNLUK SAĞLANAMAMIŞTIR.

BU NEDENLE, 29 Nisan 2017 Cumartesi GÜNÜ SAAT 16:00 DA DERNEK MERKEZİMİZDE, ÇOĞUNLUK YETER SAYISINA BAKILMAKSIZIN GENEL KURUL GERÇEKLEŞTİRİLECEKTİR.

ÜYELERİMİZE ÖNEMLE DUYURULUR.

 

DOĞADER
DOĞAYI ÇEVREYİ KORUMA VE DOĞA SPORLARI DERNEĞİ
5. OLAĞAN GENEL KURULU İLANI

DOĞADER Doğayı Çevreyi Koruma ve Doğa Sporları Derneği 5. Olağan Genel Kurulu, 22 Nisan 2017 Cumartesi günü saat 16.00 da dernek merkezinde aşağıdaki gündemle toplanacaktır.

İlk toplantıda çoğunluk sağlanamazsa 2. toplantı 29 Nisan 2017 Cumartesi günü saat 16.00 da aynı adreste çoğunluk yeter sayısına bakılmaksızın Genel Kurul yapılacaktır.

Üyelerimize duyurulur.

DOĞADER
Doğayı Çevreyi Koruma ve Doğa Sporları Derneği
5. OLAĞAN GENEL KURULU

GÜNDEM

1- Açılış ve Divan Heyetinin seçimi
2- Yönetim Kurulu faaliyet raporunun okunması
3- Yönetim Kurulu gelir gider raporunun okunması
4- Yönetim Kurulu raporlarının ayrı ayrı aklanması
5- Denetim Kurulu raporunun aklanması
6- Dernek bütçesi ve dernek aidatlarının görüşülmesi
7- Teklif ve öneriler
8- Yeni Yönetim Kurulu'nun seçimi

9- Yeni Denetim Kurulu'nun seçimi
10- Dilek ve temenniler
11- Kapanış

DOĞADER Dernek Merkezi Adresi
Selçukhatun Mah. Atatürk Cad. Ali Haydar Apt. No:23 Kat:3 D:11 (Heykel) Osmangazi / BURSA

 
Bursa Çimento'da Yanan Tehlikeli Atıklar Gaz Haline Havaya Yayıldı Print E-mail

22 Nisan 2014

Basına ve Kamuoyuna;

20 Nisan 2014 Pazar günü sabah saatinde Bursa Çimento Fabrikası'nda tehlikeli atık depo alanında çıkan yangın nedeniyle yapılan açıklamalarda, yangının saat 09:30'da denetim altına alındığı söylenmekte olsa da saat 13:00'te söndürülebilmiştir. Herhangi bir can kaybı ve yaralanmanın yaşanmadığı belirtilen açıklamada konunun üstünün örtülmek istendiği anlaşılmaktadır.

Oysaki olay bu kadar basite alınacak ölçüde değildir. Bir ay içinde Bursa Çimento Fabrikası'nda yaşanan bu ikinci olayda, altı saat boyunca yanan tehlikeli atıklardan çıkan zehirli gazlar, Kestel ilçesi ve Bursa'nın havasını önemli ölçüde kirletmiştir. Bu durum, fabrikanın hemen yanındaki mahallelerde yaşayan halkın ne kadar büyük tehlike altında olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Atıklar yanarken ortaya çıkan Dioksin, Furan ve ağır metal gazları canlı bedenlerde çok yüksek toksin etki yaratarak kanser ve hormon bozuklukları başta olmak üzere

Read more...
 
DOĞADER Olağan Genel Kurulu 12 Nisan 2014 Günü Yapıldı Print E-mail

DOĞADER
DOĞAYI ÇEVREYİ KORUMA VE DOĞA SPORLARI DERNEĞİ

Olağan Genel Kurul, 05.04.2014 günü dernek merkezindeki ilk toplantısında çoğunluk sağlanamadığı için 2. toplantı 12.04.2014 Cumartesi günü saat 16.00 da aynı adreste daha önce duyurulan gündeme uygun olarak yapılmıştır.

Yeni Kurullarımız, aşağıdaki gibi oluşmuştur.

Yönetim Kurulu (Asıl)

Murat Demir
Caner Gökbayrak

Mehmet Selçuk
Eylem Küçükaltun

Nazik Esentimur
Abdullah Güçlümen

Sedat Güler

Yönetim Kurulu (Yedek)

Handan Kızılaltun
Metin Bahçe
Esat Olgunsoy
Ahmet Selçuk,
Mehmet Özden
Yusuf Gürsucu
Nihal Baytar

Denetim Kurulu (Asıl)

Hasan Çetin Özbayram
Nurşen Demir
Şakir Özer

Denetim Kurulu (Yedek)

Seyit Ali Geçici
İsmail Özdemir
Mehmet Güner

 

 
1 Mayıs Bildirisi DOĞADER Print E-mail

1 mayis1Bugün, 1 Mayıs,
Bugün İşçinin ve Emekçinin Bayramı

Bugün Halkların Kardeşliğinin
Bugün Eşitliğin Bayramı

Emeğin sahipleri,
üretici güçler,
maaşıyla geçimini sağlayan emekçiler,

Bayramımız Kutlu Olsun.

Kapitalizmin,
aç gözlü sermayenin yarattığı ekolojik krizin,
yaşam alanları üzerinde travmaya
dönüştürdüğü bu dönemde
daha büyük bir kararlılık
daha geniş bir özlemle
kutluyoruz bugün 1 Mayıs’ı

Var olmak için
daha çok büyümek,
daha çok üretmek ,
daha çok tüketmek,
daha çok tükettirmek
zorunda olan kapitalizm,

daha çok enerji,
daha çok su,
daha çok maden talebini;
doğayı metalaştırarak
yaşam alanlarını yok ederek

ulaşmaya çalışıyor.

Yıkımın günümüzdeki taşeronu AKP,
uyguladığı talan politikalarıyla,

doğaya ve insana ihanet kanunlarına yenilerini ekleyerek,

toplumu ve yaşamı karanlık bir geleceğe sürüklüyor.

Sermayenin insafsız saldırılarına,
yaşam alanlarındaki yıkıma karşı
kadını, erkeği, çocuğuyla
direniş çadırlarında nöbet tutan yöre halkları
toprağını, suyunu, havasını, vatanını savunuyor.

Var olmak için yok etmekten çekinmeyen kapitalizm,
toplumun bilincinde bir kez daha mahkum oluyor.

kapitalizm için kaçınılmaz son
bir adım daha yaklaşıyor.

1 mayis2DOĞADER, 
direnen yöre halklarıyla birlikte
yaşamı savunuyor.

DOĞADER’le birlikte,
emek ve ekolojinin birlikteliği
ve özgürleştirilmesi adına,

doğayla uyumlu,
eşit ve paylaşımcı bir yaşamı yaratmak için

DİRENİŞ…   İSYAN…   ZAFER…

DOĞADER
Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Basına Açıklaması: Tüfekçikonak HES'e Suyumuzu Vermeyeceğiz - 28 Nisan 2013 Print E-mail

sulhiye_hes_ba_20130428-1

Tüfekçikonak HES projesi için susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılan 9 köy Muhtarı ile Kurşunlu Belediye Başkanı ve DOĞADER üyelerinin katılımıyla Sulhiye Köyünde gerçekleştirilen toplantıda alınan kararda 9 köy halkı adına Muhtarların "ÇED Gerekli Değildir" kararına itiraz etmeleri ve bir basın açıklaması düzenleyip bunu duyurmaları kararlaştırılmıştı.

Muhtarlar "ÇED Gerekli Değildir" kararına itiraz dilekçelerini Çevre Şehircilik İl Müd. verdiler. 28 Nisan 2013 günü 9 köy halkı halkı ve Bursa'dan DOĞADER'le birlikte Sulhiye Köyüne gelen 50'ye yakın doğa gönüllüsünün katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklmasına yerel ve ulusal medya organları da geniş katılım sağladı.

Aşağıda 28 Nisan 2013 günü Sulhiye Muhtarı Kerem Ay tarafından okunan basın açıklaması bulunmaktadır.

sulhiye_hes_ba_20130428-2

28 Nisan 2013

Basına ve Kamuoyuna;

Bizler, İnegöl’ün Karaburun Deresinden can bulan köylerden geliyoruz. Burada toplanmamızın nedeni, yüz yıllardır bize yaşam veren Karaburun Deresinin suyunu almak isteyen Tüfekçikonağı Hidro Elektrik Santraline karşı başlattığımız mücadeleyi, Türkiye’ye duyurmaktır.

Karaburun Deresi suyunun, Tüfekçikonak Köyünde yapılması planlanan Hidro Elektrik Santralinde taşınmak için çalışma başlatıldığını çok yakın bir zaman önce öğrenmiş bulunuyoruz. Karaburun Deresi suyu ile can bulan bizler, Sulhiye, Mezit, Osmaniye, Eski Karacakaya, Rüştiye, Yeniköy, İhsaniye, Kınık ve Özlüce Köyleri ile Kurşunlu Beldesinden geliyoruz. Bizler yüzyıllardır bu topraklarda yaşadık. Ekmeğimizi, aşımızı, Karaburun Deresi ile suladığımız bu topraktan çıkardık. Karaburun Deresinin suyu ile beslenen kaynak suyunu içtik. Vergimizi ödedik, vatan savunması için oğullarımızı askere gönderdik ama vatan saydığımız kendi köyümüzde susuz kalmakla karşı karşıya bırakıldık.

sulhiye_hes_ba_20130428-3Devletimizin yetkili Kurumları, ilgili Bakanlıkları canımız olan suyumuzu alırken bize dahi sorma gereği duymadılar. 2010 yılında yapıldığını öğrendiğimiz “Tüfekçikonağı Hidro Elektrik Santrali, Boğakaya, Bıçkıdere ve Karaburun Regülatörü“ projesi için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından Tüfekçikonak Hidro Enerji Elektrik Üretim AŞ adlı şirkete lisans verdiğini öğrendik. Bursa Valiliği, İl Çevre Orman Müdürlüğü tarafından aynı yıl “ÇED Gerekli Değildir Kararı” verildiğini öğrendik. ÇED Çevre Etki Değerlendirme Raporu yani çevre zararını araştıran bir rapor olduğunu öğrendik. Ormanla kaplı vadimizi ve Karaburun dere yatağını susuz bırakacak bir projeye için Devletin yetkili kurumu tarafından “ÇED Gerekli Değildir Kararı” nasıl verilebildiğini anlamamız mümkün değildir.

Bu proje gerçekleştirilirse, Karaburun Deresinden akan suyla can bulan dokuz köy ve bir beldede yaşayan binlerce insan susuz kalacaktır. Su yalnızca insanları değil yaşayan her türlü canlının hakkıdır. Karaburun deresi çevresindeki ormanlık alanda yaşam süren binlerce canlı da susuz kalacaktır. İnsanı, doğayı susuz bırakmak, ölüme terk etmekten farklı değildir.

Susuz bırakılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılan köylerin muhtarları olarak, tüm bu kaygılarımızı devletin yetkili kurumlarına anlatmak için, itiraz dilekçemizi bu hafta içinde Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne verdik. İtirazımız kabul edilmezse, susuz kalmamız devletin yetkili organları tarafından önemsenmezse mücadelemizi mahkeme önünde dava açarak yürüteceğimizi burada dosta düşmana ilan ediyoruz. Bizler, çocuklarımız ve torunlarımızla, daha çok uzun yıllar boyunca köyümüzün topraklarında yaşamak istiyoruz. Deremizin suyunun bir damlasına bile dokundurtmayacağız. Suyumuz, canımızdır. Suyumuza almak isteyenlere, canımızı almak isteyene nasıl davranılırsa öyle karşılık vereceğiz.

Sulhiye Köylüleri adına Muhtar Kerem Ay, Mezit Köylüleri adına Muhtar Remzi Kethuda, Osmaniye Köylüleri adına Muhtar Faruk Ergüneş, Eski Karacakaya Köylüleri adına Muhtar Akın Özkan, Rüştiye Köylüleri adına Muhtar Yener Karadan, Yeniköy Köylüleri adına Muhtar Nazmi Yavuz, İhsaniye Köylüleri adına Muhtar Hayati Çiçek, Kınık Köylüleri adına Muhtar Ender Bayram Özlüce Köylüleri adına Muhtar Kamil Çakır, DOĞADER Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği

 
Basına ve Kamuoyuna: Çernobiller Bir Daha Yaşanmasın (Nükleer Karşıtı Platform) - 25 Nisan 2013 Print E-mail

ba_nkp_bursa_20130425DOĞADER'in de üyesi olduğu Nükleer Karşıtı Platform (NKP) Bursa Bileşenleri, 25 Nisan 2013 günü Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Yerleşkesinde Çernobil Nükleer Santral faciası yıldönümü nedeniyle bir basın açıklaması yaptı.

DOĞADER

ÇERNOBİLLER BİR DAHA YAŞANMASIN

25 Nisan 2013

26 Nisan 1986 gecesi Çernobil nükleer enerji santralinde gerçekleştirilen deney sonrası ard arda gelen ihmaller insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden birine yol açtı. Çernobil nükleer santralinin 4. reaktöründe gerçekleşen patlama sonrası Hiroşima ve Nagazakiye atılan atom bombasının yaydığı radyasyonun 200 katı toprağa, suya ve havaya karıştı. Yıl 1986’ydı; radyasyon Leningrad üzerinden Finlandiya ve sonrası İşveç’ e ulaşmış ölçümler analiz edilmiş ve tüm dünya patlayan bir nükleer santralden yayılan radyasyonun nasılda sıkı sıkıya sarılınan sınırları tanımadığını, hiçbir tel örgünün onu engelleyemediğine bir kez daha tanık oldu.

Read more...
 
Basın Açıklaması: GDO’lu pirincin bedelini kim ödeyecek? - GDOHP - 18 Nisan 2013 Print E-mail

ba_princ_gdohp_20130419

DOĞADER'in etkin üyesi olduğu GDO'ya Hayır Platformu, 2013 Nisan ayı başında ortaya çıkan GDO'lu prinç haberlerine karşı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in tutarsız açıklamaları ve gereğini yapmaması nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. GDOHP Bursa Bileşenleri, BAOB Yerleşkesinde düzenlediği basın açıklamasını GDOHP kurucularından olan Ekoder Başkanı Yük. Ziraat Müh. Arca Atay okudu. Basın açıklamasına DOĞADER adına Abdullah Güçlümen ve Murat Demir katıldı.

DOĞADER

GDO’lu pirincin bedelini kim ödeyecek?
Üretici mi, tüketici mi, ithalatçı mı, yoksa bakanlık mı?

18 Nisan 2013

Nisan ayı başında, basında yer alan "Mersin’de GDO’lu pirinç yakalandı" haberleri ülkemizdeki GDO tartışmalarını yeniden başlattı. Ülkemize giren tarım ürünlerinin GDO'lu olup olmadığını kontrol ile yükümlü olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın rutin kontrolünde değil de Emniyet güçlerinin inisiyatifinde gerçekleştirilen ve GDO'lu olduğu saptanan pirinçler, kurumlar arasındaki bir rekabeti de gündeme getirdi. Bakan Mehdi Eker, konuya ve krize hiç de hakim olmadığını gösteren beyanlarda bulundu.

Önce bunun aynı gemi yada konteyner ile taşınan GDO'lu soya yada mısırdan bulaşmış olabileceğini öne süren yetkililer daha sonra yaptıkları açıklamalarda dünyada GDO'lu pirinç üretimi olmadığını, daha sonra da GDO'nun çeltik kavuzunda olup içindeki pirinçte bulunmadığını iddia ettiler. Yani bu süreçte Bakanlık, emniyet güçlerinin laboratuvarlarda yaptırdıkları ve GDO'lu olduklarını söyledikleri pirincin GDO'lu olduğunu itiraf etmekten her nedense hep kaçındı. Hatta Bakan Eker bu pirinci gönül rahatlığı ile tüketin bunda GDO yoktur beyanında bulundu. Halbuki sorumlu bir bakanın gönül rahatlığı ile tüketmeyi önerdiği pirinç, bu ülke topraklarında yetişen pirinç olmalıydı, yoksa ithal edilen ve GDO'lu olduğu saptanan pirinç değil.

Öncelikle dünyada ticari olarak tescil edilmiş GDO’lu pirinç üretimi olmadığını belirtmek gerekir. Ancak bu, dünyada GDO’lu pirinç üretilmediği anlamına gelmez. Bunun somut örnekleri şunlardır:

Read more...
 
«StartPrev12345678910NextEnd»

Page 1 of 15